Hem UV (ultraviyole) hem de EB (elektron ışını) kürleme, IR (kızılötesi) ısı kürlemesinden farklı olarak elektromanyetik radyasyon kullanır. UV (Ultra Violet) ve EB (Elektron Işını) farklı dalga boylarına sahip olsalar da, her ikisi de mürekkebin hassaslaştırıcılarında kimyasal rekombinasyona, yani yüksek moleküler çapraz bağlanmaya neden olarak anında kürleme sağlayabilir.
Buna karşılık, IR kürleme mürekkebi ısıtarak çalışır ve bu da birden fazla etki yaratır:
● Az miktarda çözücünün veya nemin buharlaşması,
● Mürekkep tabakasının yumuşaması ve akışkanlığın artması, emilim ve kurumaya olanak sağlar,
● Isınma ve hava ile temas sonucu oluşan yüzey oksidasyonu,
● Reçinelerin ve yüksek moleküllü yağların ısı altında kısmi kimyasal kürlenmesi.
Bu, IR kürlemeyi tek ve eksiksiz bir kürleme işlemi yerine çok yönlü ve kısmi bir kurutma işlemi haline getirir. Solvent bazlı mürekkepler ise, kürlenmelerinin %100'ünün hava akışı yardımıyla solvent buharlaşmasıyla sağlanması nedeniyle bir diğer farktır.
UV ve EB Kürleme Arasındaki Farklar
UV kürleme, EB kürlemeden esas olarak penetrasyon derinliği açısından farklılık gösterir. UV ışınlarının penetrasyonu sınırlıdır; örneğin, 4-5 µm kalınlığındaki bir mürekkep tabakası, yüksek enerjili UV ışığıyla yavaş kürleme gerektirir. Ofset baskıda saatte 12.000-15.000 yaprak gibi yüksek hızlarda kürlenemez. Aksi takdirde, iç tabaka sıvı haldeyken yüzey kürlenebilir (tıpkı az pişmiş bir yumurta gibi) ve bu da yüzeyin tekrar erimesine ve yapışmasına neden olabilir.
UV penetrasyonu, mürekkep rengine bağlı olarak da büyük ölçüde değişir. Macenta ve Camgöbeği mürekkepler kolayca nüfuz ederken, Sarı ve Siyah mürekkepler UV ışınlarının çoğunu emer ve Beyaz mürekkepler UV ışınlarının çoğunu yansıtır. Bu nedenle, baskıda renk katmanlarının sırası UV kürlenmesini önemli ölçüde etkiler. Yüksek UV emilimine sahip Siyah veya Sarı mürekkepler üstteyse, alttaki Kırmızı veya Mavi mürekkepler yeterince kürlenmeyebilir. Tersine, Kırmızı veya Mavi mürekkepleri üste, Sarı veya Siyah mürekkepleri alta yerleştirmek ise tam kürlenme olasılığını artırır. Aksi takdirde, her renk katmanının ayrı ayrı kürlenmesi gerekebilir.
Öte yandan, EB kürleme yöntemi, kürlemede renk bazlı farklılıklara sahip değildir ve son derece güçlü bir penetrasyona sahiptir. Kağıda, plastiğe ve diğer yüzeylere nüfuz edebilir ve hatta baskının her iki tarafını aynı anda kürleyebilir.
Özel Hususlar
Beyaz altlık mürekkepleri, UV ışığını yansıttıkları için UV kürleme için özellikle zorludur, ancak EB kürlemesi bundan etkilenmez. Bu, EB'nin UV'ye göre bir avantajıdır.
Ancak, EB kürlemesi, yeterli kürleme verimi elde etmek için yüzeyin oksijensiz bir ortamda olmasını gerektirir. Havada kürlenebilen UV'nin aksine, EB'nin benzer sonuçlar elde etmek için havadaki gücünü on kattan fazla artırması gerekir; bu da sıkı güvenlik önlemleri gerektiren son derece tehlikeli bir işlemdir. Pratik çözüm, oksijeni uzaklaştırmak ve etkileşimi en aza indirmek için kürleme odasını azotla doldurmak ve böylece yüksek verimli kürleme sağlamaktır.
Aslında, yarı iletken endüstrilerinde UV görüntüleme ve pozlama işlemleri genellikle aynı nedenden dolayı azot dolu, oksijensiz odalarda gerçekleştirilir.
Bu nedenle EB kürleme, kaplama ve baskı uygulamalarında yalnızca ince kağıt levhalar veya plastik filmler için uygundur. Mekanik zincir ve tutuculara sahip tabaka beslemeli baskı makineleri için uygun değildir. UV kürleme ise havada çalıştırılabilir ve daha pratiktir, ancak oksijensiz UV kürleme günümüzde baskı veya kaplama uygulamalarında nadiren kullanılmaktadır.
Gönderi zamanı: 09-09-2025
